İttihat ve Terakki Cemiyeti Kupası

OSMANLI İTTİHAT ve TERAKKİ CEMİYETİ KUPASI

Tarih Fenerbahçe A Rakip Y SO Şehir Stat
24.05.1914 Fenerbahçe 3 Rumblers/Telefoncular/Vickers Karması 1 G İstanbul Union Club

Dönemin iktidar partisi olan, (Osmanlı ittihat ve Terakki Cemiyeti), kurduğu (Osmanlı İttihat Mektepleri) yararına, 24 Mayıs 1914 günü o tarihlerde İstanbul’un yegane nizami stadı olan ve Union Club adını taşıyan şimdiki Fenerbahçe stadında görkemli bir çiçek bayramı tertipledi.

Maliye Nazırı (Bakanı) Cavit bey’in himayesindeki bu bayramın en ilginç spor olayı, İngilizlerle İstanbul’un namağlup şampiyonu Fenerbahçe arasındaki (OSMANLI İTTİHAT ve TERAKKİ CEMİYETİ KUPASI) futbol maçı idi. İki gün önce Galatasaray’ı 1-0 yenen Rumblers, İngiliz Telefon Şirketi Kulübü ve Armstrong Vickers’li futbolculardan kurulu İngiliz karmasıyla Fenerbahçe maçının galibine verilecek kupa, 60 santim boyda ve gümüşten yapılmıştı,

Osmanlı İmparatorluğu’nun bir çok nazırlarıyla pek çok da millet vekilinin hazır bulunduğu ve Saray bandosunun marşlar çaldığı bu maça İstanbul şampiyonu şu tertiple çıktı:

Arslanyan – Arif, Gâlip – Süreyya, Sabri, Nüzhet – Miço, Nuri, Wilhelm, Sait ve Hikmet.

Bu tarihsel maçı, Galatasaray Kulübü eski futbolcu ve Başkanlarından, Abidin Daver, TASFİR-İ EFKAR gazetesinde şöyle yazmıştır: (Dünkü eğlencelerin en mühim ve heyecanlısı, şüphesiz, İngiliz Muhtelit takımı ile Fenerbahçe arasındaki futbol müsabakası idi. İki gün evvel bir sayı ile Galatasaray’ı mağlup etmeye muvaffak olan İngiliz takımının Fenerli’lerle nasıl bir müsabaka yapacağı hakikaten calib-i merak idi. Pek hararetli geçen maç Fenerlilerin parlak muzafferiyetleriyle nihayet buldu.

Oyun, iptida çayırın ortasında oynanmaya başladı. Biraz sonra Fenerliler taarruza geçtiler. İngilizler bu hücumları muvaffakiyetle defederken, Sabri beyin güzel bir vuruşuyla havalanan top İngiliz kalesinin içine girdi. Mister Martin, havadan gelen topun oyun sahası dışına çıkacağını zannederek, biraz lakayt davranmıştı. Fener’in bu ilk sayısı halkın şiddetli alkışlarıyla karşılandı.

İngilizler, bu ilk eser-i mağlubiyet’in şevkiyle, kendilerini topladılar. Şiddetli hücumlara başladılar ve birinci parti esnasında Fener kalesine doğru bir çok saldırıda bulundularsa da Fener müdafilerinin ve bilhassa Galip beyin mükemmel müdafaatı karşısında sayı yapmaya muvaffak olamadılar.

İkinci parti başladığı zaman Fenerliler rüzgar altında kalmaktan kurtulmuşlardı. Hemen hücuma başladılar. Merkez muhacim mevkiine geçen Galip bey bir sayı yapmak üzere iken, İngilizler usulsüz bir surette yere yuvarlandıklarından, hakem Hüseyin bey de İngilizler aleyhine bir ceza vuruşu verdi. Hikmet bey topu kaleye yerleştirdi. Alkışlar yine gökleri inletti.

Biraz sonra İngilizler topu Fener kalesine atmaya muvaffak oldular ve bir sayı kazandılar. Bunun üzerine, Fener’liler hücumlarını şiddetlendirdiler. Galip bey, bu bi-misâl (eşsiz) oyuncu, mükemmel ve maharetli hücumlarıyla İngilizleri şaşırtıyor, muavinleri, müdafileri geçiyor, Türk’lerin yüreğini hissi iftihar’la (övünç duygularıyla) kabartıyordu. Nihayet, yalnız başına bir sayı daha yapmaya muvaffak oldu. Ondan sonra, diğer taraf ta karşı hücumlarda bulundularsa da netice alamadılar ve Fener’liler İngiliz muhtelif takımını bir sayıya karşı üç sayı ile mağlup ettiler ve halkın şiddetli alkışları ve müsabaka meydanını inleten yaşşaaa!.. sesleri arasında, mevud-umükâfat olan kupayı aldılar..)