EVA PERON KUPASI

EVA PERON KUPASI :

Tarih Fenerbahçe A Rakip Y SO Şehir Stat
27.01.1952 Fenerbahçe 3 Atletico de Lanus 2 G İstanbul İnönü

Türkiye’ye gelen ilk Arjantin futbol takımı olan, “CLUP ATHLETİCO LANUS”, beraberinde EVA PERON adına bir gümüş Kupa getirmişti. Beyoğlu caddesinde, Konak Otelinin vitrininde ve bir Arjantin bayrağının ortasında sergilenen zarif Kupanın üzerinde şu yazı okunuyordu:

(BU GÜMÜŞ KUPA ARJANTİN CUMHURBAŞKANININ EŞl MADAM EVA PERON TARAFINDAN LANUS TAKIMININ TÜRKİYE’DE YAPACAĞI SON MAÇIN GALİBİNE HEDİYE EDİLMEK ÜZERE, ARJANTİNDEN GÖNDERİLMİŞTİR.)

Eva Peron Türk dostu idi. Hatta, 1951 yılı Aralık ayında, çektiği amansız hastalık nedeniyle, Şişli Camiinde Fenerbahçe üyelerinden Hafız Fahri Tüker tarafından, sağlığına kavuşması için, dualar edilmişti.

Lanus’la son maçı, 27 Ocak 1952 Pazar günü Fenerbahçe yapacaktı. Bir gün önceki Galatasaray maçında 5-0 yükselen Lanus, Fenerbahçe maçını gözönüne alıp, 50. dakikada 5 as futbolcusunu yedeklerle değiştirmiş ve maçı 5-1 almıştı.

VATAN gazetesi, Fenerbahçe maçı sabahı, genel görüşe şöyle Tercüman oldu;

(LANUS, NORMAL BİR SAHADA TAKIMLARIMIZI HER ZAMAN YENECEK GÜÇTEDİR. BUGÜNKÜ MAÇ ÇOK ÇEKİŞMELİ OLACAK. GALİBİYETİN HANGİ TARAFA DÖNÜK OLDUĞUNA GELİNCE, BİZ BU ŞANSI MİSAFİR TAKIMA VERİYORUZ..)

Arjantinli futbolcular da, bir akşam önce, Basın mensuplarına:

(— BİZ BU MAÇI KAZANIP KUPAYI YİNE ARJANTİN’E GÖTÜRMEYE MECBURUZ. AKSİ HALDE, YURDUMUZA DÖNMEYE YÜZÜMÜZ OLMAZ!..) demişlerdir.

SALAHATTİN ÜNLÜ – HALUK ERALP, ORHAN ÇAKMAK – NEDİM GÜNAR, KÂMİL EKİN, AKGÜN KAÇMAZ – FİKRET K1RCAN (K), FAHİR ÜLGÜR, BURHAN SARGIN, M.ALİ HAS ve ABDULLAH MATAY tertibindeki Fenerbahçe takımı, mahşeri kalabalık önünde ve son derecede çabuk ve güzel oyanla, ilk devreyi Abdullah, Burhan ve Fahir’in, birbirinden ustaca golleriyle 3-0 önde kapayınca, Arjantin takımı ikinci devreye çıkmak istememiştir. Şeref tribünündeki Başkanları Dr.BESSER ile Federasyonları Genel Sekreteri ANTONİO ROTİLİ’nin soyunma odalarına gidip müdaheleleri üzerine, ikinci devre başladı.

LANUS, sanki kafeslerinden fırlamış 11 aç kaplan kesilmişti. 63. dakikada ilk, 85. de de penaltıdan 2. golü yaptılar ve 3-2 yenilerek Kupayı Fenerbahçe’ye bırakmaya mecbur kaldılar.

Tarihi Kupa, Şeref tribünü önünde yer alan Fenerbahçe takımının kaptanı Fikret’e, Federasyonları Genel Sekteretinin eşi ELİZA ROTİLİ tarafından, verilirken yer yerinden oynuyor, İnönü stadı alkış ve tezahürattan sanki yıkılıyordu… Az sonra, Dolmabahçe meydanı da coşku ile çalkalandı. Onbinlerce insan, galip San-Lâcivertli futbolcuları havalara kaldırıyor, yer ve gök, YAŞ-ŞAAA… FENERBAHÇE!… sesleriyle inliyordu.

Dr.TARIK ÖZERENGİN, (SON POSTA) GAZETESİNDE:

(FENERBAHÇE SÜRATLİ, UZUN PASLI ve NETİCE ALICI BİR OYUNLA EVA PERON KUPASINI HAK EDEN PARLAK BİR ZAFER KAZANDI. MAÇIN, ARJANTİNLİLERİN EN İYİ OYNADIKLARI BİR GÜNE RASTLAMASI BU GALİBİYETİN DEĞERİNİ BİR KAT DAHA ARTTIRMIŞTIR.)

(SON SAAT) DE A.Z. imzalı yazıdan:

PERON KUPASI MAÇININ KARMA TAKIMLA LANUS ARASINDA YAPILMASI BEKLENİRKEN, BÖYLE İDDİALI BİR MÜSABAKAYA FENERBAHÇE’NİN TEKBAŞI-NA ÇIKARILMASI BİR HATA İDİ. ŞÜKRE DELİM Kİ, SARI-LÂCİVERTLİ ÇOCUKLAR, ÜZERLERİNE DÜŞEN GÖREVİ HAKKIYLA YAPARAK, MÜZELERİNE BÖYLE GÜZEL VE ŞEREFLİ BİR HATIRA KAZANDIRDILAR. MİSAFİRLERİN, (PERON KUPASİ) NA NE KADAR ÇOK ÖNEM VERDİKLERİ, MAÇ ELDEN GİDERKEN GÖSTERDİKLERİ HAKİKİ YÜZLERİYLE MEYDANA ÇIKTI.) (AKŞAM) DA HALUK SAN’DAN: (SARI-LÂCİVERTLİLERİ, ŞEREFLİ FUTBOL TARİHLERİNE YAZDIKLARI BU ZAFERDEN VE MÜZELERİNE GÖTÜRDÜK LERİ BU KUPADAN DOLAYI HARARET LE TEBRİK EDERİZ.) (BEŞİKTAŞ) DERGİSİNDEN: (FENERBAHÇE DÜNKÜ OYUNUYLA GALİBİYETİ HAK ETMİŞTİ. GÜZEL OYUNLARINDAN KENDİLERİNİ TEBRİK EDERİZ.) (GALATASARAY) DERGİSİNDEN: (FERDEN, TEKNİK VE BİLGİ BAKIMINDAN BİZDEN ÜSTÜN OLDUKLARINI KABUL ETTİĞİMİZ LANUS’LÜLER, GAYET ÇABUK, DEPLASMANLI VE MÜCADELE YETENEĞİ FAZLA OLAN FENERBAHÇE’NİN ÖNÜNDE EĞİLMEYE MECBUR OLDULAR. SARI-LÂCİVERTLİLERİ DÜN ÇIKARDIKLARI GÜZEL OYUNDAN DOLAYI TEBRİK EDERİZ. BU GENÇ ELEMANLARIN BAŞARILARI KÜÇÜMSENEMEZ..) Bir noktayı burada açıklığa kavuşturmak gerek: Bu tarihlerde Türk futbolu ileri durumdaydı. Yaşanmış diğer birçok örnekler gibi, Fenerbahçe’nin Olimpiyatlar ve Dünya şampiyonlukları kazanmış Arjantin’in temsilcilerini, çok önemli ve iddialı bir Kupa maçında sürklase edip yenmesi de bu gerçeğin canlı kanıtıdır.

Bu ileri durum ve gelişmenin başlıca nedenlerinden biri, kulüplerimizin, resmi maçlar dışında, vakit bulup, güçlü yabancı takımlarla sık sık temaslarda bulunabilmesi idi. Bu imkân, ne yazık ki, zamanla yok edildi. Diğer bölgeler takımlarını kalkındırmak iddiası altında, İstanbul’un büyük kulüpleri, vaktinden önce ve yılın büyük bölümünde, taşra sahalarına sürüldüler ve yabancı temaslara artık vakit bulamaz oldular. Gelişme böylece baltalandı. Yani, kaş yapalım derken göz çıkarıldı.

Türk futbolunun, özellikle 1970 lerden sonraki, yürekler acısı, durumunun nedenleri araştırılırken, bu gerçek gözardı edilmemelidir.